NEYSE's profileNEYSEEEEEEEEEEEEEEEEEPhotosBlogListsMore ![]() | Help |
NEYSEEEEEEEEEEEEEEEEE |
|||||
|
|
January 22 BİR GRUP SORUNLU DÜŞÜNÜRÜN VECİZELERİ"Sokakta hiçbir zaman kel ve sişman bir kadınla yürüyen bir erkek göremezsiniz." - ELAYNE BOOSLER - "Erkek yüreğinin özünde sertlik vardır, oysa kadının yüreği özünde kötüdür." - NIETZSCHE - "Eğer bir erkek bir kadının söylediklerine kulak veriyorsa o kadın güzel bir kadın değildir." HENRY HASKINS "Kadınlara büyük saygı duyan ve onları herşeyin üstünde tutan erkekler, kadınlar arasında popüler olmayı nadiren başarabilirler." - J. ADDISON "Bir erkege göre 'erkeğin iyisi' ile , bir kadına göre 'erkeğin iyisi' aynı şeyler değildir." - ORTEGA Y GASSET - "Kadınlar güçsüz olana kendini bir ödül, güçlü olana bir eşya gibi sunar." - CESARE PAVESE - "Zekalarıyla ilgili en çok iltifat alan kadınlar tartışılmaz derecede güzel veya tartışılmaz derecede çirkin olanlardır." - CHESTERFIELD - "Bir kadına yapmaması gerekenleri söylemek ona neler yapabilecegini göstermektir." -İSPANYOL ATASOZÜ - "Size gururla kütüphanesini gösteren bir kadına rastladınız mı?" - BENJAMIN DE CASSERES - Erkek evlenene kadar eksik bir erkektir. Ve evlendiğinde artık bitmiştir. - ZSA ZSA GABOR - "Bekar erkekler kadınlar hakkında evli erkeklerden daha çokşey bilirler. Eğer bilmeselerdi onlar da evlenmiş olurdu." - H.L.MENCKEN - "Bekar erkeklerin vicdanı vardır, evli olanların ise karıları." - H.L.MENCKEN - "Bir erkek karınızı elinizden aldığı zaman karınızı ona bırakmaktan daha büyük bir intikam yoktur." - SACHA GUITRY - "Evlilik geleneksel olarak kadınlara sunulmuş tek gelecektir. Bir çok kadın ya evlidir, ya bir zamanlar evlilik geçirmiştir, ya da evli olmadığı için acı çekiyordur." - SIMONE DE BEAUVOIR - "Erkekler kendilerini yorgun hissettikleri için, kadınlar ise meraktan evlenirler. İkisi de hayal kırıklığına uğrar." - OSCAR WILDE - "Oğullar annelerinin iffetli olduğuna inanırlar. Kızlar da öyle, ama onlar daha az inanırlar." - ANATOLE FRANCE - "Niye evlenecekmişim ki? Evlenirsem başıma gelecek en iyi şey boynuzlanmamaktır ki evlenmezsem bunu çok daha emin yollardan elde edebilirim" - SEBASTIAN CHAMFORT - January 21 YAŞAMAKSolucanları gecenin aslında hep karanlığı deldi. Son kelimesi karanlığın aydınlık belki. Limon tadında aşklar var. Aşkları yazanlar , kinleri yazamaz. Kin tutamaz aşıklar. Bana böyle söyledi ilkokul öğretmeni. Nerdesin İsmail?
Hızlı yürümek çabuklaştırır mı vuslatı? Dersimi çalıştım ama cevap bulamadığım sorular var daha hayata dair. Koş istersen yönün doğru değilse. İnkar ederdim eskiden. Yalanlarım vardı inandığım. Ben hiçbir şey için henüz koşmadım.
Zavallı insanlar bilirim ; yaşadıkları fark edilirse ölecekler sanırlar. Ellerindeki ile mutlu olmak için aile bağlarına sarılır , güzel şeyler hayal ederler. Çalışırlar. Başkalarının gözünde nasıl göründüklerine çok dikkat ederler. İrade savaşı içinde geçer yaşantıları. Korktukları için ezilmekten , konuşamaz , ısrarcı olamazlar. Kötülükle karşılaştıkları zaman kaçarlar. Bu insanlar huzurlu yaşar ama öldüklerinde hiçbir iz bırakamazlar.
İz bırakmak için bağıra bağıra yaşamalı! KARKar yağıyor.. Tipi. Gözlerimi açamıyorum. Sarındım sarmalandım gideceğim. Kafam yere doğru bakıyor. Zor yürüyorum. Uzağı görememekten doğan karanlığı kar taneleri aydınlatıyor. Beyaz...Yürüyorum ayaklarım kara bata çıka , ağır aksak , yorgun gibi.. Bu kar insanı cidden yoruyor . Hızlı düşünmemeli , ritim belli.
Yer görünmüyor kardan! Belki de şu an karın altı boş. Havada yürüyorum. Bastığım yerleri ilk ben keşfediyormuşum gibi çok belli bir iz bırakıyorum. Bakirliğini ben bozdum bu karın..
Ben sana bu karda kışta hikayemi anlatmaya geliyorum. Ben sana soğuk gecede ateş parçası bir yürek ve afallamış bir beyin eşliğinde meze olmaya geliyorum. Ben sana sevişmek için sebep olmaya , fırsattan istifade etmeye geliyorum. Ben sana sebep olmaya sonuç olmaya yavaş yavaş ama yolu uzatmadan , yılmadan korkmadan geliyorum.. Çekilin yoldan ben geliyorum...
Kışlar soğuk ve kar yağışlı yazlar ; her yaz değişir. Yazlar geçmek bilmez. Yaz yaz bitmez.
Tanrıya methiye düzmek için durdum. ‘ne kadar güçlüsün. Ne kadar azametli! Şımarma hemen.
Çıkmaz sokakta büyüdüm ben. Çıkmaz sokakta tanrıya inanan çıplak ayaklı çocuklarla büyüdüm. Çocuklardan bazıları hayatı o sokak gibi yaşadı. Onların içinde çok sevdiklerim de nefret ettiklerim de vardı. Şimdi niye sevdim , niye nefret ettim hiç hatırlamıyorum. O çıkmaz sokaktan çıkar diğer sokaklara yürürdük okula gitmek için. Aslında bir hakaret olabilir bu. Birine kızdığında ‘hadi oradan çıkmaz sokak!’ denebilir pekala. Daha eminim ne orjinal hakaretler çıkar bizim lügattan . Küfürleri pek sevmiyorum ederken bile. Yaratıcı bile değiller . Çağrışımlar daha zevkli mesela : fener rum patriği , aileden sorumlu bakanlığın fesih sebebi gibi.
Bu soğukta başıma vurdu galiba. Kulaklarım çok sıcak. Demek ki donacak.
Şu bacası tüten evin içi şimdi ne kadar neşe doluludur. Sıcacık evde belki bir belki daha fazla , çocuklar vardır. Çocuklar evin içinde bir o yana bir bu yana koşturuyordur belki. Annesi çocukları azarlıyordur. Her kafadan bir ses çıkıyordur belki . İnsanlar konuşuyordur. İnsanlar birbirine dokunuyor , rahatlıyordur. Belki anneanne veya dede de onlarla yaşıyordur. Torunlarını annesine babasına karşı koruyordur. Soba üstünde kestane yada ekmek kızartıyordurlar belki. Evin içi sevgi kokuyordur.
Ama belki de içerde bir insana işkence yapılıyordur. Kim bilebilir orası dört duvar.
Tanrı bilir derler. Yakın derler şah damarından daha fazla insana. Benim şah damarım oysa benden çok uzakta..
Tanrım kulaklarım. A be dondum .
Adımlar hızlanacak, başka çaresi yok . Yoksa yol bitmez. Evime az kaldı. Yatağım şimdi eminim sıcacıksın. İçine gireceğim ! Üstünde debeleneceğim . Seni kendi ısımla ısıtacağım. Elektrik kesik olmasa bari. İnsanoğlu’nun en çok ihtiyacı olduğu zamanlar keserler elektiriği ; yağmurda , fırtınada , depremde v.s. ARZUGözlerine baktım. “Yakışmaz” dedim. “Pembe mi?” dedi. “Eflatun” dedim. “Yay” dedi. “Aralık” dedim. “28” dedi. “Kelepçe?” dedim. “Fantezi ” dedi. “Arzu” dedim. “Merak” dedi. “Arzu” dedim. “Sus!” dedi. “Arzu!” dedim. Benimle sevişti. “Arzu!” dedim. “Söyle” dedi. “Sağ ol” dedim. Gitti.
Tek kelime ile müthişti. İFADE ÖZGÜRLÜĞÜKonya Limanı’nda saat 15:23’te buluşacaktık. Gelmeyeceğini biliyordum ve gelmediğinde acı çekmemek için ben de gitmiyordum.
Barışık olmalı insan kendisi ile. Küçük parmağı ile burnunu karıştırabilmeli her istediğinde. O parmaktan iğrenmemeli.
Unutmamalı insanoğlu evrim teorisini. Bir şeyler ifade etmeli kelimeler. Bön bön bakmamalı.
Karaman – Torbalı seferini yapmakta olan uçaktan Mercidabık – Ridaniye seferine aktarmalı yolculuğa yer ayırtmak için pilotun cep telefonuna kısa mesaj gönderdikten sonra , önümde duran kasiyer kızın kredi kartı kullanıldığında verilen ve imza bekleyen küçük kağıda orta parmağımı bastırdığımda baktığı gibi bakmamalı. O anda o mağazada olması muhtemel bir fotoğraf makinesi ile bu ve benzeri ifadelerin fotoğraf kağıtlarına dökülerek satışının sağlayabileceği yüksek kar oranlarını düşündükçe ağzımın sulanması , acıkmışlık hissi yanında bu suyun akarak ziyan olmaması gerekliliğini hatırlattı bana. Afrika’daki binlerce aç , susuz insanı düşündüm. Konya Limanı’ndaki susuz balıkları düşündüm. Ağzımı kapattım. Adını bugün bile bilmediğim kasiyer kızın ve o mağazada çalıştığını tahmin ettiğim sesi yüksek adamın ortalığı velveleye vermesi ve itiş kakışlarından sonra bir daha o mağazadan bir kibrit çöpü bile almamaya kendi kendime söz vererek ve şu ana kadar almış olduğum mal ve hizmetler için tövbe ederek yolda yürürken kuyruğuna istemeden bastığım kedinin çığlık atarak pantolonumun paçasını tırnaklamasının yarattığı ani refleksle durdum. Kedi durmadı. İfade özgürlüğü dedikleri bu olsa gerek. |
||||
|
|
|||||
|
|